MALATYA VE YÖRE HALKLARINDA  SUS PUSLU YAŞAM !!

      Ne yapmak istendiği halktan gizlenmeye çalışılsa da ‘’Kürecik yükseğine konan’’füze Radarı’’ nın nedeni herkesçe iyiden iyiye anlaşılmış olsa gerek..
        Arkasından Nato dan talep edilen‘’Patriot füzeler’’i ile amacın tam olarak anlaşıldığı konusunda tartışmaya hiç de yer kalmadı demektir..
      Peki Suriye de Esad ın içine itildiği bunca belalarla başı dertteyken, Türkiye ye bir saldırı hazırlıkları düşünmek akıl işimidir..?
      Sora Esad ın devrilmesi ile o ülke bir Alevi liderden kurtuldu diyebilirsiniz. Ondan sora da bu ülkenin asıl sahipleri olan‘’25 Milyon Alevi den kurtulma hazırlıkları da var mıdır gizli gündeminizde..?
      Bilinmelidir ki; Alevilik öğretisi ‘’ilme açık,  tüm dünya milletlerinin insanca yaşama koşullarını öneren bir inanç biçimidir. Ve dünya dediğimiz ‘’koca yuvarlak’’ da tüm hızıyla aynı yöne dönmeye devam eder..
       AKP iktidarı siz bu gün, ‘’Emevi, zulmünü örnek almakla öğünmeyin, o amellerle ‘’amacınıza ulaşamazsınız..
       Hem de bunca çabalarınız, bir emperyalist ülke çıkarları uğruna olduğu net olarak anlaşıldı demektir.. Uyanın artık, dünya ‘’çağla birlikte, hiç de arkasına bakmadan tam hızıyla döndüğü gibi dönmeye devam edecektir.. Siz onu istediğiniz yöne çeviremeyeceksiniz..
       Bilinen o ki, orta doğuda ABD nin çıkar zorbalığına karşı olan herkes ‘’o füze ve kalkanın‘’ İsrail belasını korumak amaçlı koşullandığını bildiği gibi, muhalefet partiler  de, aynı görüşü sık sık tekrarlamaktadır..
     Durup dururken, komşu ülkelerle ilişkilerin hep iyiye gittiği bir dönemde, ‘’ülke çıkarları da bir hiç sayılarak’’ Suriye ye karşı düşmanca alınan tavır anlaşılır oldu demektir..
     Ülkenin en dar sokağa sıkıştırıldığı bir dönem, ‘’1974 Kıbrıs çıkarmasında, yapılanlar ne çabuk unutulmuştu ki, Dünya da ABD  Avrupa ve onlara yalakalıkla bağımlı ülkelerin tavrı ve ‘’Ambargolarla’’ tek başına bırakılan bir ‘’Türkiye’’ye  bir dost ülke olarak desteğini esirgemeyen ‘’Libya Gaddafi sine de, ne yazık ki bir benzeri yapılmıştı..
       Emperyalizmin Ortadoğu da ki çıkarlarına ‘’İnsan kanı dökülmesi pahasına,
‘’aynen öyledir de’’ çaba harcama politikaları tarihe bir ayıp olarak girmeyecek
elbette ki..
     Yahu, bu kadar yanlışların arkasında ‘’soluk soluğa, koşuşturan ‘’bir iktidar
hakkında, bu ülke insanları ne düşünüyor diye, çok insanımız merak içindedir..
      Her fırsatta gerisin geri, ilkelliğe doğru yeni bir gündemle, kafalar tümden karıştırılmaktadır.. ‘’ülke ve İnsan yaşamı ile ilgili sorunlar akla bile gelmeden hiç de ‘’şık olmayan, arka arkaya yeni bir tartışma ortamı yaratılmaktadır..
      Bir hukuk ülkesi olup da, ‘’hele de bu feza çağında’’ gerisin geri giden bir dünya ülkesi düşünülebilir mi..?
      Dindar insan yetiştireceğiz, sözlerinin arkası çorap söküğü gibi çözülmeye başladı..
      Okullarda kıyafet serbestliği deyip kız çocuklarına ‘’yarı kollu elbise giyme yasağı da ne oluyor? Karşılığı ders saatlerinde bile türbanın serbest edilmesi siyasetin asıl yüzü olarak yorumlanacaktır elbette ki.. Gün gelir de ‘’büyük küçük her yaştaki kadının yeri ‘’siyah çarşaf içidir’’ dendiğinde, bu günün ilkel politikalarına sessiz duran ‘’günün hanımefendileri ne düşünüyorlar acaba..
       Demokrasi amaç değil, araç olarak ele alınmasıyla, ‘’Eğitimden kıyafete kadrolaşmadan yargıya varıncaya dek, yapılanlar asıl varılması istenen noktaya doğru ilerlemenin bir belirgisi değil midir..?
       İşte Suriye konusunda da, inanan yada inanmayan, her insan kendi ülkesinin bir savaş belası ortamına itilmesine göz yumabilir mi?, amin demek kolay olmasa gerek.
       Hem de başka birilerinin çıkarı pahasına.

       Saygılarımla.
Ali Rıza UGURLU

Genel